Senden kalan bendim, senden kalan bizdik…

Babam masallardaki gibi "bir varmış bir yokmuş". Bir sabah her zamanki gibi gün doğmadan kalkmışlar annemle, karşılıklı çay içmişler, bizleri öpüp çıkmış yola.  Yeşilyurt Hava Harp Okulu Komutanlığına varınca  sıradan bir gün gibi uçağına binmiş.  Sonrası yanan bir teneke parçası, babamdan ve arkadaşlarından geriye kalan sadece dişleri, bir de yanmış oyuncak bir bebek!  Ben istemişim boyumdan büyük… [...]

“Şimdi nasıl öğreniyorlar Aylin, ona bak!”

20 Ekim 2018, Shadow Yoga 1-A Başlangıç sınıfının asistanıyım. Yirmi kişilik bir sınıfın öğrenme sürecine tanıklık ediyorum. “Şimdi nasıl öğreniyorlar Aylin, ona bak!” diyor hocam, ben de pür dikkat kesilip, merakla dersi izlemeye başlıyorum. Asistanlığımın bu ilk yılında hocamın ders esnasında hareketleri nasıl, hangi sıralamada ve farklı bedenlerde nasıl düzenlemeler yaparak öğrettiğini, öğrencileri hangi durumlarda [...]

Köprüden önceki son çıkış!

Eğer yeterince başarılı olmazsam, yeterince çalışmazsam, güçlü olmazsam, sevilmeyeceğim, sevdiklerimi koruyamayacağım korkusunu içime yerleştiren çocukluğumun o hangi anıysa, o anı tedavi edebilmek mümkün olsaydı belki de şimdi böyle bir veda yazısı yazmıyordum… Neyse ki insan kendini sınırlayan inançlarını tanıyınca, yanlış varsayımlarını analiz edip, düzeltince en azından korkularıyla yüzleşmeye cesaret edebiliyor. Hermann Hess der ki “Her [...]

Hayat bir paradoks!

Anna Lamott der ki “Hayat eş zamanlı olarak, kalbimize dokunan güzelliklerin, çaresiz fakirliğin, sel felaketlerinin, bebeklerin, akne ve Mozart’ın birbiri içine sarınıp karşımıza çıkmasıdır.” Sözlerine, “çok ideal bir sistem olduğunu düşünmüyorum” diye de devam eder. Açıkçası ben de çok ideal bir sistem olduğunu düşünmüyorum. Şuan mesela, tam sonunda oturdum yazı yazacağım, bir sivrisinek etrafımda geziniyor. [...]

Hakikatle Karşılaşma Anı

Gökten üzerime ne düşerse düşsün, kabulüm. Yağmur ne kadar şiddetli, tipi ne denli dondurucu olursa olsun! Defne hocam bugünkü yazısında “beklenmedik koşullar bizi normal diye bellediğimiz halimizden dışarı savurduğunda o yeni halimiz de bizden sayılır mı?”diye sormuş. Geçen yıl tam da bu zamanlarda göğsümde 5-6 mm büyüklüğünde bir kitle tespit edildi. MR, biyopsi, operasyon, detaylı [...]

Düşlerin yetmez ki bana…

Ablam bir gece annemle babamın arasında uyurken bir konuşmaya tanıklık etmiş. “Lütfen artık uçma Metin!“ “Ümit, yukarıda olmak öyle güzel ki!” Ablam gözlerini kapatmış, babamı bir kuş olarak hayal edip, uykuya dalmış. 1943, Urfa. Babaannem, babam doğduktan sonra onu bir ermişe götürür.  Oğlunun geleceğini tahmin etmesini ister. Ermiş babamı yukarı kaldırır ve “Bu çocuk gökten [...]

Yarım Ana

Benim anneannem iki kez öldü. Onun hikayesini yazacak cesareti ya da şevki bir türlü bulamadım. Hikaye içimde geziniyor ama bir türlü kelimelere dökemiyordum. Belki de bir romancının bu hikayeyi kaleme almasını umuyordum! Çünkü ben bir yazar değilim. Ama bunu dert etmiyorum artık, insan belli bir yaşa gelince kendini olduğu gibi kabullenmeyi öğreniyor. Aslına bakarsanız aile [...]

Yaşamı hafife alabildiğimiz günlere!

Merhaba Sangha, Üç gündür doğanın içimde kaldığımız ev Nuh’un gemisine dönüştü. Bahçede yaşayan tüm hayvanlar sanki büyük bir tufan yaklaşıyormuş gibi kapı aralıkları, pencere deliklerinden içeri atlamanın bir yolunu buluyor. Başta kötü hava koşulları sonrası -bahçe ıslak olduğu için- yaşamlarını kurtarmak için geçici sığınma taleplerini doğal karşılamıştık. Ancak hava ısınıp, bahçe kuruyup hayat normale döndükten [...]

Hop Hop Solucan, Hop hop Kırkayak!

Merhaba Sangha, Bir gün önceden devam etmeliyim. Hani sineklerden kaçıp kendimizi odaya kapatmıştık. Yatakta başımıza gelenlere çok güldük sonra Rüzgar facetime üzerinden maceralarımızı anlatmaya koyuldu. Ben de sohbetlere dahil oldum. Odada iki kişiyken bir anda çoğaldık, sonra uyuduk. Sabah gözlerimi açtığımda, ilk iş pencereden dışarıya bakıp güneşi aramak oldu. Hava ne açık ne çok kapalıydı. [...]

Evde, yok pardon odada mahsur kaldık!

Merhaba Sangha, Güne kuş, cır cır böcekleri ve kedi miyavlamalarıyla uyandım. Dün gece hamak sefası uzayınca geç yattım, sabah uyandığımda saat 08.00 olmuştu. Perşembe günleri kurulan pazara yetişebilmek için üstümü giyinip hemen evden çıktım. Böylece yogamı gün batışına ertelemiş oldum. Pazar dönüşü aldıklarımı buzdolabına yerleştirdim, dün geceden kalan bulaşıkları hızlıca yıkadım, kahvaltı sofrasını hazırlamaya koyuldum. [...]