Köprüden önceki son çıkış!

Eğer yeterince başarılı olmazsam, yeterince çalışmazsam, güçlü olmazsam, sevilmeyeceğim, sevdiklerimi koruyamayacağım korkusunu içime yerleştiren çocukluğumun o hangi anıysa, o anı tedavi edebilmek mümkün olsaydı belki de şimdi böyle bir veda yazısı yazmıyordum… Neyse ki insan kendini sınırlayan inançlarını tanıyınca, yanlış varsayımlarını analiz edip, düzeltince en azından korkularıyla yüzleşmeye cesaret edebiliyor. Hermann Hess der ki “Her [...]

Hayat bir paradoks!

Anna Lamott der ki “Hayat eş zamanlı olarak, kalbimize dokunan güzelliklerin, çaresiz fakirliğin, sel felaketlerinin, bebeklerin, akne ve Mozart’ın birbiri içine sarınıp karşımıza çıkmasıdır.” Sözlerine, “çok ideal bir sistem olduğunu düşünmüyorum” diye de devam eder. Açıkçası ben de çok ideal bir sistem olduğunu düşünmüyorum. Şuan mesela, tam sonunda oturdum yazı yazacağım, bir sivrisinek etrafımda geziniyor. [...]

Hakikatle Karşılaşma Anı

Gökten üzerime ne düşerse düşsün, kabulüm. Yağmur ne kadar şiddetli, tipi ne denli dondurucu olursa olsun! Defne hocam bugünkü yazısında “beklenmedik koşullar bizi normal diye bellediğimiz halimizden dışarı savurduğunda o yeni halimiz de bizden sayılır mı?”diye sormuş. Geçen yıl tam da bu zamanlarda göğsümde 5-6 mm büyüklüğünde bir kitle tespit edildi. MR, biyopsi, operasyon, detaylı [...]

Düşlerin yetmez ki bana…

Ablam bir gece annemle babamın arasında uyurken bir konuşmaya tanıklık etmiş. “Lütfen artık uçma Metin!“ “Ümit, yukarıda olmak öyle güzel ki!” Ablam gözlerini kapatmış, babamı bir kuş olarak hayal edip, uykuya dalmış. 1943, Urfa. Babaannem, babam doğduktan sonra onu bir ermişe götürür.  Oğlunun geleceğini tahmin etmesini ister. Ermiş babamı yukarı kaldırır ve “Bu çocuk gökten [...]

Yarım Ana

Benim anneannem iki kez öldü. Onun hikayesini yazacak cesareti ya da şevki bir türlü bulamadım. Hikaye içimde geziniyor ama bir türlü kelimelere dökemiyordum. Belki de bir romancının bu hikayeyi kaleme almasını umuyordum! Çünkü ben bir yazar değilim. Ama bunu dert etmiyorum artık, insan belli bir yaşa gelince kendini olduğu gibi kabullenmeyi öğreniyor. Aslına bakarsanız aile [...]

Yaşamı hafife alabildiğimiz günlere!

Merhaba Sangha, Üç gündür doğanın içimde kaldığımız ev Nuh’un gemisine dönüştü. Bahçede yaşayan tüm hayvanlar sanki büyük bir tufan yaklaşıyormuş gibi kapı aralıkları, pencere deliklerinden içeri atlamanın bir yolunu buluyor. Başta kötü hava koşulları sonrası -bahçe ıslak olduğu için- yaşamlarını kurtarmak için geçici sığınma taleplerini doğal karşılamıştık. Ancak hava ısınıp, bahçe kuruyup hayat normale döndükten [...]

Hop Hop Solucan, Hop hop Kırkayak!

Merhaba Sangha, Bir gün önceden devam etmeliyim. Hani sineklerden kaçıp kendimizi odaya kapatmıştık. Yatakta başımıza gelenlere çok güldük sonra Rüzgar facetime üzerinden maceralarımızı anlatmaya koyuldu. Ben de sohbetlere dahil oldum. Odada iki kişiyken bir anda çoğaldık, sonra uyuduk. Sabah gözlerimi açtığımda, ilk iş pencereden dışarıya bakıp güneşi aramak oldu. Hava ne açık ne çok kapalıydı. [...]