Budapeşte Shadanga Yoga Kursu öncesi heyecan ve tatlı telaş…

Aday hocalık programının bir parçası olan, her yıl en az bir defa ustalarımız Shandor Remete ve Emma Balnaves’in verdiği dokuz günlük kurslardan birine katılmak üzere yarın Belgrad’dan Budapeşte’ye hareket edeceğim. Geçen yıldan biliyorum çok yoğun bir eğitim süreci beni bekliyor ve yine çok heyecanlıyım. Rüzgar ben Budapeşte’deyken ve benim eğitimlerimin olduğu haftalarda okulunda yatılı olarak kalacak, bu nedenle gözüm arkada değil. Bu satırları size yeni evimizin çok yakınında bulunan bir süredir düzenli yürüyüş yaptığım Hyde Park’ta bankta otururken yazıyorum. Yazı bitince bavul hazırlamak ve Rüzgar’ı karşılamak için eve gideceğim.  

Geçen yıldan biliyorum çok yoğun bir eğitim süreci beni bekliyor ve yine çok heyecanlıyım. Bu sene Shadow Yoga okulundaki öğrenciliğimin dördüncü, asistanlığımın da ikinci yılı. Başladığım günden bu yana yogamı bir gün bile aksatmadan yapıyorum. Hatha yoga geleneğinin söylediği her şeyi yaşamımda uygulamaya çalışıyorum. Bu süreç nasıl başladı biraz anlatayım. Öğrenciliğimin üçüncü yılına başlarken hocam beni asistan hoca olarak almak istediğini söyledi. İnanılmaz sevindim, onur duydum ve kabul ettim tabii. Bu şu demekti, Shadow Yoga okulunda hoca adayı olabilmek için üç yıl sürecek olan asistanlık programının benden beklediği her şeyi kabul ettiğimi beyan ediyordum. Hocamız bu süreçte bizden beklediği her şeyi yazıp yolladı. Biz de asistanlar olarak kabul ettik. Ayrıca, “Üçüncü senenin sonuna varan herkes bu sistemi öğretecek diye bir kural yok.” diye de açıkça belirtti. Çünkü kararı Defne hoca değil, büyük ustalarımız Shandor ve Emma hocalarımız verecek. Ancak hazır olduğumuza  karar verirlerse bize el verecekler. Yoksa bu şekilde devam edeceğiz. Bu üç yıllık sürecin baş şartı da kendi öğrenciliğimizi hiç bir şekilde ihmal etmememiz. Bu süreç boyunca Defne ve David hocayla çalışmayı sürdürmemiz, sınıfa asistanlık yapmamız, Defne hocanın Atina’da olduğu haftalarda sınıflara tekrar dersleri vermemiz ve tabii ki her gün kendi yogamıza devam etmemiz gerekiyor. Benimle bu bilinmezliğe yürüyen yogaya gönül vermiş aynı dönemden iki arkadaşım daha var. Biliyorum ki bu yol nefsimize karşı verdiğimiz mücadelenin bir parçası. Bazen çok zor olduğunu, bedellerinin ağır olduğunu, zaman zaman da zorlandığımı, kendimi yalnız hissettiğimi de açıkça ve dürüstçe söylemek isterim. Ama insan inandığı bir sisteme kendini adayınca bu yol zamanla kendini bırakmayı da öğretiyor. Ben de bıraktım kendimi. Yüreğimdeki ses bu yolun sonunun aydınlık olduğunu, elimden gelen her şeyi yapmaya devam etmemi ve sonrasının kaderin cilvesi olduğunu söylüyor. Ben de yüreğimdeki sesi dinliyorum. 

 Eklediğim resimler geçen sene Budapeşte kursundan. 

 Hafta sonunuz verimli ve keyifli olsun.

Sevgimle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s