Yalnızca senin gülen yıldızların olacak!

Yorum bırakın

Telefonun alarmını kapatıp, doğanın müziğiyle uyandığım üçüncü döngünün ikinci gününe merhaba! Bu sabah kuşlar, cır cır böcekleri, köpekler bir olmuş kendilerine has ahenkle uyanma vaktinin geldiğini haber veriyor. Ben de yataktan hemen kalkmayı sevmediğim için bu eşsiz müziği dinleyerek sabahın tadını çıkarıyorum. Pencereden hafif hafif, tatlı tatlı rüzgar esiyor. Yataktan kalkarken telefonumun saatine bakıyorum, saat 6:30. İçimdeki ses “Haydi keyif yaptığın yeter!” diyor, kalkıp güne başlıyorum.

Bu yaz, günlerim on beş gün çalış, on beş gün tatil yap şeklinde geçiyor. Kendimi daha dengeli ve daha çok anda hissettiğim bir yaz geçiriyorum. Kışları bu şekilde çalışmaya devam edemeyecek olsam da önümüzdeki yazı da aynı şekilde geçirebilmeyi niyet ediyorum. Çalıştığım on beş günlük zaman dilimleri, biraz mesaili, biraz koşturmacalı geçse de, avare geçireceğim tatil günleri çabucak geliyor. Yeni yerler görecek olmak, sevdiklerimle çıkacağım keşif dolu yolculuklar içimdeki yaşam enerjisini yükseltiyor.

Bu yaz için rotamızı Yunanistan olarak belirledik. İlk seyahatimizde 2300 km araba kullandım. Hayatımda ilk kez bu kadar yol yaptım. Alexandroupoli, Xanthi, Halkidiki, Keromoti, Thassos. İkinci on günlük kısımda, yani şimdi, Alexandroupoli’deyiz. Alexandroupoli’de kaldığımız ev zeytin ağaçlarıyla çevrili, sessiz, sakin, öyle huzurlu ki! Her gün uzun dar bir patikayı takip ederek, arabayı yavaş yavaş sürüyorum çünkü yolda kaplumbağa, kurbağa gibi tatlı sürprizlerle karşılaşabiliyoruz. Canım Sangha sanırım benim ikinci evim burası oldu.  İstanbul’dan her bunaldığımda kaçıp buraya gelmek istiyorum. Pazarına, marketine gidip alışveriş yapıyorum, elimdeki imkanlarla kendi evimdeki gibi kahvaltılar hazırlıyorum. Sanırım buraların yavaş, sakin ritmi benim içimdeki ritimle uyuştuğundan kendimi buraya ait hissediyorum. Belki günün birinde yeşille mavinin dinginliğinde minik bir evim olur. Kaçıp gelebileceğim bir kapım. Belki bir gün olur di mi? Benim kapım sizin kapınız olur, belki hep birlikte bir tatil bile yaparız, kimbilir?

unnamed

“Bitsin ve kurtulayım!”

Defne Hocam, ilişkilerin kendimize, hayata veya varoluşa dair keşiflerimiz sırasında bize ayna tuttuklarını, kör noktalarımızı aydınlattıkları için yogada -ya da diğer mistik sistemlerde- önemli yer tuttuğunu anlatmıştı. Uzun zamandır ilişki içindeki düşünsel şartlanmalarımı izliyorum. İşte bunlardan biri işin içinden çıkamadığım durumlarda, yani o çok zorlandığım zamanlarda ilk verdiğim tepki “kaçmak” oluyor. Zihnimdeki vrittiler “Bitsin de kurtalayım!” diye harekete geçiyor. İçimdeki korkular, şüpheler, varsayımlar ilişkilerimi -aşk özellikle- gölgeliyor. Bir süredir bu “game over” durumunda hareketsiz kalmaya, beklemeye, kendimi izlemeye ve yargısız bir gözle bakmaya çalışıyorum. Sonrasında karşımdaki insanla konuşup hislerimi, kaygılarımı, korkularımı, samimi bir şekilde yüreğimi açıyorum. İşte eğer hareketsiz kalabilirsem çok zorlandığım bu anlarda, yadırgamadan, yargılamadan, beklemeden, savaşmadan durabilirsem çocukluğumdan beri alışkın olduğum o ilk tepki, zihinsel dalgalanmalarım geriye doğru yavaş yavaş çekiliyor. Yüreğime vuran sert dalga yerini yumuşayan, sakinleyen bir dalgaya bırakıyor. Bu kolay olmuyor, her zaman da mümkün olmuyor. Şimdilik en azından deniyorum. Bazen oluyor, bazen olmuyor. Zorlandığım durumlarda tepkisel şartlanmalarımı azaltabilirsem, değiştirebilirsem biraz daha özgürleşebileceğim. Yol uzun, kanat çırpmaya devam…

Az önce yürüyüşten geldim. Çok uzun zamandır bu kadar yıldızı bir arada görmemiştim. Müsaadenizle yazıyı burada bırakıp, kapımızdaki hamağa uzanıp, gökyüzündeki bütün yıldızlara tek tek bakacağım, ben baktığımda bütün yıldızlar gülümsüyor olacak, ben de onlara bakıp bakıp gülümseyeceğim…

İyi uykular, tatlı rüyalar canım sangha.

Petit-France-26

* “Yıldızlardan birinde ben yaşıyor olacağım. Ben gülüyor olacağım bir tanesinde. Ve geceleyin gökyüzüne baktığında bütün yıldızlar gülüyor gibi olacak… Yalnızca senin gülen yıldızların olacak!” – Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s