Yeryüzünde her canlı bir gün evine geri döner…

Sizinle beraber her sabah, günlük yaşamın ilk sesleri işitilmeden kalkıp niyet ederek yogamı yapıyorum.

Sevgili ve saygıdeğer 28 gün yoga yoldaşları! İlk yoga yazımı size ithaf etmeme izin veriniz lütfen:) Sizden aldığım ilhamla kelimeler kanatlanmaya başladı. Her birimiz evrende eşsiz ve benzersiz olsak da duygular, hisler ne kadar benzer ne kadar ortak! İşte ben de elimden geldikçe aranıza katılmaya, hislerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Defne hocamın dediği gibi “Her gün yazmak şart değil, yoga yapmaya niyet etmek yeterli.”

Bu sabah 5’te saat çaldı. Üstümü giyinip, dişimi fırçalayıp Gayrettepe Atölye Yeşil’e doğru – Şirince sonrası ilk yoga dersimiz için- yola koyuldum.

Özlemişim sınıfımı, canım Sangha’yı. Yoga yoldaşlarıyla etkileşim halinde olmak, kendi nefesini hissederken daha büyük bir dalga nefesi hemen yanında hissetmek harika bir şey! Bugün Pınar’a, Şirince’de yeni öğrendiğimiz hareketlerle ilgili bolca soru sorduk. Hanumanasana ve Samakonasana hareketlerine yoğunlaştık. Ders nasıl geçtiğini anlamadan bitmişti bile.

Çıkışta tek başınalığın tadını çıkardığım, son zamanlarda yaşadığım yoğun duyguları sindirdiğim Cafe Gravite’ye kahvaltıya gittik. Oya, kahvaltı sonrasında doktora gitti, biz de Ayça’yla beraber kendi kabuğumuza çekilip yazmaya koyulduk. Ayça’nın da doğası benim gibi içe dönük, dış dünyadan çok kendi içinde olup bitenle ilgili. Fonda çok güzel bir müzik eşlik ederken, çayımı yudumlayıp düşünce dünyamın kapısından içeri dalıyorum.

“Bu hayat mı yaşamak istediğin? Hayatında olmasını istediğin şeyleri daha ne kadar erteleyeceksin?”

Bundan bir yıl önce Pınar’a bir mail atmışım. Dün mail temizliği yaparken rastladım yine. Pınar’a “Hazır olduğumda yolumu değiştirmek istiyorum.” diye yazmışım, o da bana “Hiçbir zaman tam manasıyla hazır olmuyorsun. Yolunu değiştirmek için biraz gözü kapalı dalmak gerekiyor, diğer bir açıdan baktığında da gerçekten hazır olmak gerekiyor” diye yazmış. Kendi doğama uygun, evrenin gücüne, içimdeki güce güvenerek yaşamak istediğimi niyet etmiştim. “İhtiyacım olan her neyse almak için hazırım” demiştim. Şimdi geriye dönüp baktığımda, evrenin bu niyeti hayata geçirmem için beni hazırlamaya çalıştığını görebiliyorum. Her şey o kadar güzel planlanmış ki! Benim gördüklerimi görseniz, siz bile inanamazsınız! Pınar’cım artık yaşamak istediğim hayatı senin deyiminle “derin sulara güvenle dalış yapmak” için hazırım. Pek az kişi vardır, gezegene benzerler, belli bir yörüngede ilerler, ne istediklerini bilir, kendi doğalarına uygun izleyecekleri yolu gönüllerinde bilirler. O yolu hayatları boyunca takip ederler. Ben o gezegen insanlardan değildim. Kendi içimdeki sesi işitmeme rağmen yolumu şaşırmıştım, dünya dertleriyle uğraşmaktan içimdeki sesi duyamaz olmuştum. Omuzlarıma taşıyamayacağım kadar yük almıştım. Gerçek olmayan kaygılar üretmiş, bu kaygıların gerçek olduğuna inanmıştım. İşte yoga yaparak bedenimin en derinlerindeki hayatı hissetmeyi öğrendim, öğreniyorum. Suyun derinlerine daldım, kayanın arkasında saklanan rengarenk bir balık gördüm. Kayanın arkasına saklanmıştı ve bana bakıyordu. Esas “beni” görmüş gibiydim. Nefesimi tuttum öylece bakıştık. Suyun yüzüne çıktığımda güneş gibi yeniden doğmuştum.

ocean-woman-by-alisapaints

 

2 Comments

  1. “Sevgili yoga arkadaşlarım” diye başlamışsınız yazıya, ben yoga yapmıyorum ama alındım üstüme. Üslubunuz gerçekten çok iyi, sade ve anlaşılır.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s